Tag: mimari

  • İskelet sistem

    İskelet sistem

    Yeni bir proje üzerinde çalışıyorsunuz; fonksiyonel olan, olmayan isterleri ve kısıtları incelediniz, sonunda nasıl bir mimari kullanmak istediğinize karar verdiniz. Sistemin ana bileşenlerini ve etkileşimlerini belirlediniz. Sıra geldi geliştirmenin başlamasına.

    İlk odağımız, sistemin ana bileşenlerinin birbirleri ile etkileştiği uçtan uca işleyen bir iskeleti ortaya koymak olmalı. Alistair Cockburn buna walking skeleton [1] diyor. Yapmak istediğimiz şey bileşenleri ve etkileşimlerini net bir şekilde ortaya koymak ama olabilecek en asgari geliştirmeyi yapmak. Bileşenlerin tam olması değil bir arada ve etkileşimde olması önemli. Bunlara ek olarak; teslimat hatlarını, hedef ortamları, hata işleme ve log altyapılarını da imkan ölçüsünde ayağa kaldırabiliriz.

    İskeleti, geçici bir çözüm olarak değil canlı sistemlerimize gösterdiğimiz özen ile geliştirdiğimiz, sistemin geri kalanını üzerine inşa edeceğimiz bir yapı olarak düşünmeliyiz. Sistemi bu iskeletin üzerine her sprint ilmek ilmek inşa edeceğiz. Sonuçta ulaştığımız sistem bambaşka bir hal alabilir; bu doğal ve beklenen bir durum.

    Bileşenleri parça parça tamamlayıp sonrasında entegre ettiğimiz günler çok geride kaldı. Yeni bir sistemi geliştirmenin ilk adımı olarak; ana bileşenler ve bunların etkileşimleri ile işleyen bir iskelet kurmak; ilerlemeleri uçtan uca gösterebilirken aynı zamanda da sistemi peyderpey geliştirme imkanı sağlayan güçlü bir yöntem.