Çocukken keyifle izlediğim Hulk Hogan çizgi film serisinin aklımda kalan bir bölümü var. Güreşçi olan ana karakterlerden Captain Lou’nun kilo vermesi gerekir ve bir güreşçi arkadaşı ona yardım teklifinde bulunur. Yapılacak şey basittir; bu arkadaş normalde yediği porsiyonların yarısını yiyerek kilo vermeyi başarmıştır ve Captain Lou’ya da bunu uygulamayı önerir. Captain Lou kilo vermek bir yana kilo alır çünkü atladıkları bir detay vardır; arkadaşın normalde yediğinin yarısı Captain Lou’nun normal porsiyonunun iki katıdır.
Sektörümüzün kötü bir alışkanlığı var; başkalarının reçetelerini bilinçsizce kullanmak. Bu reçeteler belirli hastalıklara çare olması için yazıldı hastalığınız aynı değilse; ilaçlar işe yaramadığı zaman şaşırmamalısınız (işe yarayıp yaramadığını ne kadar tartabiliyoruz tartışılır ama o başka bir yazının konusu). İlaçlardan fayda alamamak bir yana daha kötü bir durum ilaçların size yan etki yapması olur.
Bu alışkanlığın en yakın örneklerinden birini mikroservis mimarisinin kullanımında gördük. Yazılım ekipleri, ellerindeki problemin ölçek ihtiyaçlarına bakmadan, bu mimariyi başarılı bir şekilde uygulamanın gereklerini göz önüne almadan kullanmaya kalktılar ve sonu hüsran oldu. Şimdilerde mahallede yeni bir havalı çocuk var – modular monolith …
Captain Lou sonunda kilo vermeyi başarıyor nasıl olduğunu ben anlatmayayım siz buyrun izleyin. Çözülecek her problem, çözüm üretecek her şirket, her ekip farklı sıklette; dinamikleri, kısıtları farklı. Bize düşen çözüm aranan problemi iyi analiz etmek, içinde bulunulan bağlamı göz önünde bulundurmak, olası çözümlerin artılarını eksilerini iyi değerlendirmek ve ancak sonra tercihlerde bulunmak.



