Boşluk

Yazılım ekiplerinde sık gördüğüm bir durum tıka basa doldurulmuş sprintler. Planlama esnasında tatiller, izinler çıkarılıyor, kalan sürenin her saniyesi planlanıyor. Hatta fazlası da alınıyor ki kimse boş oturmasın. Sonrası elindeki işi bitirmekten başka şey düşünecek vakti ve enerjisi kalmamış bir takım. Yamalarla zorla ayakta tutulan, her geçen gün daha kötüye giden sistemler. En ufak aksamada, öngörülmemiş bir durumda geciken, yarım kalan işler, tutulamamış sözler, hüzün ve acı.

Halbuki hedefimiz sürdürebilir bir düzen[1] yakalamak olmalı. Yolumuz uzun, enerjimizi verimli kullanmalı ve paydaş beklentilerini iyi yönetebilmeliyiz. Bunun yolu da takımın hareket edebilmesi için alan bırakmaktan bilerek ve isteyerek boş zaman planlamaktan geçiyor. Bu zamanı:

  • Ani gelişen durumları yönetmek
  • Kod ve mimari kalitesini arttırmak
  • Yeni şeyler öğrenmek
  • Deneyler yapmak

için kullanarak içinde bulunduğumuz girdaptan kurtulabilir ve huzurlu bir iş ortamına kavuşabiliriz. Bütün bunları yaparken de tutarlı çıktılar üreterek paydaşlarımızın bize güvendiği bir ortamın tadını çıkarabiliriz.

Comments

Leave a comment