Adaptasyon mu? Öngörülebilirlik mi?

Çevikliğin önemli bileşenlerinden biri olarak değişikliğe uyum sağlama yeteneği sıralanır. Bu faydayı elde edebilmek için önceden bütün detayları netleştirmiyor, taahhütte bulunmuyor, büyük kararları doğru anda verilmek üzere öteliyor ve böylece seçeneklerimizi açık tutuyoruz. Bu yaklaşım, esneklik kazandırırken öngörülebilirlikten ödün vermemiz anlamına geliyor [1]

Peki içinde bulunduğumuz organizasyon öngörülebilirlikten ödün vermeye hazır mı? Bugüne kadar çok kez aksine şahit oldum. Çoğu zaman yöneticiler öngörülebilirlik bekliyor, yıllık planlar, çeyrek planları yapılıyor. Yazılım ekiplerinin detayları netleşmemiş isterlere tahmin yapması ve taahhüt vermesi isteniyor. Bu planlar üzerinden oluşan baskılar fazla mesaileri rutin hale getiriyor. Sonrası malum.

Burada yapılması gereken “Altı kaval üstü şişhane” organizasyonun çeviklik anlayışlarını ortak bir paydada buluşturmak. Yeteri kadar adaptasyon yeteri kadar öngörülebilirlik sağlamak.

Demedi demeyin bu zor ve zaman alacak!

Comments

Leave a comment